zur Homepage

          

 

 

Resmi tam ekran görmek için tıklayınız.

 

Resmi tam ekran görmek için tıklayınız.



Sinan'ın 1560-1566 yıllarında inşa ettiği  Zal Mahmud Paşa Camii'nin planı, Sinan'ın ilk önemli yapılarından olan Üsküdar Mihrimah Sultan Camii planıyla çarpıcı bir benzerlik gösterir.  Kubbe her iki yapida da bir çevre duvarıyla yapı mekânının içine yerleştirilmiş olan iki ayak ve üç büyük kemerin oluşturduğu kare plan üzerine oturtulmuştur. Üsküdar Mihrimah'ta iki ayak mihrap duvarı tarafında iken, Zal Mahmud Paşa'da giriş duvarına yakın olarak yerleştirilmiştir. Üsküdar Mihrimah Sultan Camii merkezî kubbesi üç tarafından yarım kubbelerle desteklenirken, Zal Mahmud Paşa Camii'nde dört büyük kemerle oluşan karenin ve dört pandantifin oluşturduğu dairevî kaide üzerine oturan kubbe, üç cephedeki dış duvarlardan tamamen ayrı, bağımsız bir strüktürel mimarî unsurlar bütünlüğü oluşturur. İki yapı arasındaki en önemli fark budur.

Resmi tam ekran görmek için tıklayınız. Resmi tam ekran görmek için tıklayınız.


Dört büyük kemer üzerine yerleştirilmiş kubbe çözümü, Süleymaniye'de, yanlarda yer alan büyük kemerlerin altındaki dolgu duvarlarını pencerelerle boşaltarak, caminin iki yönde sonsuz mekâna açılmasını sağlarken, uzunlamasına gelişen biçiminin de bir zarureti olarak tercih edilmişti.

Resmi tam ekran görmek için tıklayınız.


Kanuni'nin vezirlerinden Zal Mahmud Paşa ve hanımı Esma Sultan tarafından inşa ettirilen Zal Mahmud Paşa Camii, Sinan'ın sanat hayatının gelişim aşamasını oluşturur. Bu cami, sur dışında ve sur ile Eyüp Sultan Külliyesi arasındaki mevkide denize doğru alçalan bir arazi üzerinde, farklı kotlarda uzanan iki yol arasında inşa edilmiştir. Arsanın yüksek kotunda cami yapısı ve medrese, alçak kotta ise diğer bir medrese ve türbe bulunmaktadır. Külliyeye her iki yoldan da giriş imkânı bulunur. Farklı kotlardaki avlular bir merdivenle birbirlerine bağlanmıştır.

Resmi tam ekran görmek için tıklayınız.


Kıbleye göre dönük duran iki yolun arasına ve Haliç tarafındaki yoldan 4 metre yüksekteki set üzerine yerleştirilmiş olmasının cami-medrese ilişkisini zorlaştırdığı ve medresenin asimetrik revaklarının yer yer farklı açıklıklarla vücuda getirilmesini zorunlu kıldığı görülür. Zal Mahmud Paşa Camii, Sinan'ın arsanın gayrimuntazam sınırlarını tadile gerek duymadığını gösteren tipik bir örnektir.

Resmi tam ekran görmek için tıklayınız.

Bu yaklaşım, bu eserlerin üzerine yerlegtirildiği topoğrafyanın şartlarını, şehrin sosyal, fizikî ve mülkiyet dokusunun sınırlarını zorlamadan çözüm üretmeyi tercih ettiğini ve tabiî saydığını gösterir.

Resmi tam ekran görmek için tıklayınız.


Alt seviyedeki dershane odalarının farklı büyüklüklerde ve bir çizgide yerleştirilmemiş olmaları, birçok kişide bu kısımların, özellikle alt giriş seviyesindeki medresenin Sinan'ın yardımcıları tarafından yapıldığı düşüncesine yol açmıştır. Külliye, Haliç kıyısındaki girişin sağ tarafında yer alan medrese, karşıda cami kitlesi, sol tarafında hazire ile çevrili medrese avlusu ve hazirenin merkezî noktasında Zal Mahmud Paşa ve hanımı Esma Sultan'a ait türbeden oluşmaktadır. Türbenin hemen yanından yükselen ve cami zemin seviyesinin altındaki avlu seviyesinde oluşan kaide duvarı üzerinde üst üste dört pencere dizisinin yer aldığı cami yan cepheleri, taş tuğla tekniğiyle vücuda getirilmiştir. Yüksek duvar, özellikle iki yan cephesinde Sinan Paşa Camii kıble duvarını hatırlatan çeşitli ölçü ve biçimlerde pencerelerle oluşturulmuştur.
 

Resmi tam ekran görmek için tıklayınız.


Zemin seviyesinde iri, yüksek, dikdörtgen mermer süveli pencereler basık armudî kemerlerle korunurken, kemer boşluğu Sinan'ın ilk defa Rüstem Paşa Camii'nde kullandığı fil gözü alçı pencerelerle içi dışa bağlayan delikli bir cam duvarla doldurulmuş olup ikinci sıradaki pencereler aynen birinci sıradakiler gibi, ancak daha küçük ölçülü olarak düzenlenmiştir. Alt kat pencereler cami zemin seviyesine, ikinci kat pencereler de kadınlar mahfeli seviyesine hizmet eder. Buna karşılık en üstteki dar, yüksek ve sivri armudî kemerlerle örtülü iki pencere dizisi, zemin ve kadınlar mahfeli pencerelerinin aralarına birer pencere daha eklenmek suretiyle yoğun bir pencereler dokusu oluşturmaktadır. Bu iki kat pencere, Zal Mahmud Paşa'da aydınlatma amacına yöneliktir; Süleymaniye'de büyük kemerlerin altında yer alan pencerelerin de mimarinin iç ve dışı birleştirme amacını gerçekleştirmek üzere düzenlenmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Resmi tam ekran görmek için tıklayınız.


Sinan, Zal Mahmud Paşa Camii'nde, kıble istikametinin iki yanındaki büyük kemerlerin boşluğunu, Süleymaniye'de olduğu gibi pencerelerle veya Rüstem Paşa'da olduğu gibi delikli cam duvarlarla örebilir, kadınlar mahfeli için daha az yüksek bir döşeme ve bir tavan öngörebilirdi. Özel öneme sahip bu iki cepheyi Süleymaniye'den veya aynı tarihlerde vücuda getirdiği Edirnekapı Mihrimah Sultan Camii'nden farklı tasarlayışının sebebini açıklamak, Sinan'ın sanat iradesini ve yönelişini anlamak açısından özel bir önem taşımaktadır.

Resmi tam ekran görmek için tıklayınız. Resmi tam ekran görmek için tıklayınız.


Her şeyden evvel Zal Mahmud Paşa Camii, Sinan Paşa Camii gibi tamamen taş ve tuğla duvar tekniği ile vücuda getirilmiştir. Sinan Paşa Camii mihrap duvarı ile Zal Mahmud Paşa Camii'nin iki yan duvarı, sivri armudî kemerli çok sayıda tepe penceresinin altında, göz seviyesinde, dikdörtgen, mermer süveli ve sivri armudî tahfif kemerleri ile vücuda getirilmiş olması, her iki yapida yuvarlak pencerelere verilen geniş yer, Sinan'ın bu iki eserini yönlendiren ortak amaç ve yaklaşımların mevcudiyetini ortaya koymaktadir. Iki eserde de kubbe veya kubbeler sisteminin, şehir ve caminin dış mimarî etkisi açısından çok önemli sayılmadığı anlaşılmaktadır.
Beşiktaş Sinan Paşa Camii mihrap cephesi, kıyı üzerindedir.

Resmi tam ekran görmek için tıklayınız.

 

Barbaros Hayrettin Paşa Türbesi, cami kitlesinin önündeki yeriyle cami cephesini çerçeveler. Külliyenin 1957'de yıkılmış bulunan muhteşem hamamının da denizden bakıldığında cami cephesini diğer yönden çerçevelediğini biliyoruz. Zal Mahmud Paşa Külliyesi'ne Haliç kıyısındaki kapıdan girildiğinde sol tarafta Esma Sultan ve Zal Mahmud Paşa Türbesi'nin, sağ tarafta ise alt seviyedeki medresenin çerçevelediği cami cephesiyle karşılaşılması, iki yapının mimarî akrabalığının açık bir kanıtıdır. Her iki yapıya denizden, bu esas cephelerinin önünden geçilerek girildiği düşünülürse, özellikle deniz cephelerinin benzer bir düşünce ve duyarlılıkla ele alındığı kuşkusuzdur.
Bu iki yapının cepheleri üzerinde düşünürken, Bursa Murad Hüdavendigâr Camii ön cephesini taş ve tuğla duvar dokusuna verilen önem nedeniyle hatırlamamak mümkün değildir. Bir ön, bir yan ve bir mihrap cephesinin cephe olarak özellikle etkileyici ve farklı şekillerde ele alınması, her üç yapının, üç farklı yönüyle, her üçünün de en çok görülen, yaşanan cephesine özel bir çözümün getirilmesinin anlamı aşikârdır.
 

Resmi tam ekran görmek için tıklayınız.

Zal Mahmud Paşa Camii'nin yan cephesinde, Süleymaniye'ye ifade zenginliği kazandıran büyük kemerin neden pencereli duvann gerisine, yapının içine yerleştirildiği sorusu önemlidir. Sinan, Ayvansaray'dan gidişte, sol kolda Eyüp Sultan'a doğru ilerleyen duvarın yol istikametini sınırlayarak ilgiyi Eyüp Sultan'a doğru sevk etmek istemiştir. Böylece insanların mukaddes bildikleri Eyüp Sultan'a doğru yürüyüşleri sırasında, Zal Mahmud Paşa Camii mimarisi, ilerleyişi durduracak bir ifadeye sahip olmak yerine, duvar sathını oluşturan ölçü düzeninin yüceliğini fark ettirecek bir biçimler bütünlüğü olarak çözümlenmiştir. Külliye'nin Haliç giriş kapısının sağındaki kubbe ve tonoz örtülü odaların bir düzene bağlı olmayan yerleşme biçimi, insanı cami medrese platformuna sevk eden merdivenler, medrese odalarını daha az belirleyici hale getirerek camiyi önemli kılmak isteğinin bir ürünüdür.

Resmi tam ekran görmek için tıklayınız.


Külliyenin, üzerinde bulunduğu topoğrafya ve mevkiye göre biçimlendirilmiş olması ve dış duvar mimarisi heyecan vericidir. Ayrıca kubbeyi taşıyan sistemin dış duvarlardan ayrılması, öte yandan dışta narin pencereli duvar dokusuna karşılık, içte taşıyıcı payeler ve büyük kemerlerle merkezî kubbeye kazandırılan büyük etkinlik, yapıya çarpıcı bir güzellik kazandırmaktadır. Sinan'ın bu yapıda taşıyıcı sistemle dış kabuğun çarpıcı bir vuzuhla birbirinden ayrılmış olmasına atfettiği önem, Selimiye'de yeni boyutlar kazandırdığı mimarî unsurların ferdiyetlerini belirleme yaklaşımın ilk adımıdır.

Resmi tam ekran görmek için tıklayınız.

 

Zal Mahmud Paşa Camii'ni meydana getiren unsurlar, mimarî içinde belirgin bir şekilde birbirinden ayrılarak yer alır. Dış duvar, caminin büyük orta mekânını örten kubbeden, büyük kemerler, pandantifer ve fil ayakları da üç cephede birbirinden ayrılmış, böylece her birine ayrı bir önem ve şahsiyet kazandırılmıştır.
 

Resmi tam ekran görmek için tıklayınız.


Dört güçlü ayak ve dört büyük kemerle kurulmuş olan Zal Mahmud Paşa Camii çözümlemesi, Selimiye'deki sekiz ayakla taşınan sekizgen kasnak üzerine oturtulmuş kubbe çözümünü Sinan'ın mimarlık hayatının nihai amacı olarak gördüğü yolundaki yargıyı geçersiz kılmaktadir.

 

Resmi tam ekran görmek için tıklayınız.


 

 
Eklenme Tarihi: 2008/06/23 - 19:00 / Ekleyen: Mimar Sinan Webmaster

8888 sinan road, atatürk ile mimar sinan, atatürk mimar sinan, mimar, mimar ekibi, mimar kime denir, mimar nedir, mimar sina, mimar sinan, mimar sinan a mektup, mimar sinan biyografisi, mimar sinan camii, mimar sinan eserleri, mimar sinan forum, mimar sinan fotoğrafları, mimar sinan güzel sanatlar, mimar sinan güzel sanatlar fakültesi, mimar sinan hakkında, mimar sinan hakkında bilgi, mimar sinan hakkında bilgiler, mimar sinan hayat, mimar sinan hayati, mimar sinan hayati eserleri, mimar sinan hayatı, mimar sinan hayatı eserleri, mimar sinan heykeli, mimar sinan kimdir, mimar sinan konservatuar, mimar sinan lisesi, mimar sinan neden büyüktür, mimar sinan nın hayatı, mimar sinan resimleri, mimar sinan resmi, mimar sinan selimiye, mimar sinan selimiye camii, mimar sinan türbesi, mimar sinan universitesi, mimar sinan vikipedi, mimar sinan üni, mimar sinan üniversitesi, mimar sinan üniversitesi güzel sanatlar, mimar sinan üniversitesi güzel sanatlar fakültesi, mimar sinan üniversitesi resimleri, mimar sinan ünv, mimar sinan ın eserleri, mimar sinan ın hayatı, mimar sinan ın hayatı eserleri, mimar sinan ın yaptığı eserler, mimar sinana, mimar sinana mektup, mimar sinanin eserleri, mimar sinanin hayati, mimar sinanin hayati eserleri, mimar sinanin hayatı, mimar sinanın, mimar sinanın biyografisi, mimar sinanın eseri, mimar sinanın eserleri, mimar sinanın eserlerinin resimleri, mimar sinanın hayat, mimar sinanın hayati, mimar sinanın hayatı, mimar sinanın hayatı eseri, mimar sinanın hayatı eserleri, mimar sinanın hayatı esrleri, mimar sinanın hayatı kısa, mimar sinanın hayatı vikipedi, mimar sinanın hayatı yaptığı eserler, mimar sinanın kısaca hayatı, mimar sinanın mektubu, mimar sinanın yaptığı eserler, mimar sinanın yaşamı, mimar sınan, mimar sınanın hayatı, mimarsinan, mimarsinan atatürk, mimarsinan eserleri, mimarsinan kimdir, mimarsinan üniversitesi, selimiye cami, selimiye camii, selimiye camisi, selimiye camisi nerede, sinan, sinan göker, sinan perfume, sinan sakic, sinan vllasaliu, süleymaniye camii, süleymaniye camisi, teknoloji tasarım, şehzadebaşı cami, şehzadebaşı camii, mimar sinan, hayatı, eserleri, süleymaniye, selimiye, camii, selimiye camii, süleymaniye camii, mimar sinan'ın hayatı, Mimar sinan eserleri, mimar sinan hayatı, blue mosque

88