zur Homepage

          

 

 

Yıl 1538'di. Ordu Kara Boğdan'dan daha yeni dönmüştü. O yıl. Kanuni Sultan Süleyman'ın mimarı, Mimarbaşı Acem Ali hakkın rahmetine kavuşmuştu. Ondan boşalan baş mimarlık görevine kimin getirileceği belli değildi. Mimarbaşılık makamı yeni sahibini bekliyordu.
O günlerde, Acem Ali'nin peşinden Veziri-i Azam Ayaş Paşa da vefat etmişti. Hem Mimarbaşı Acem Ali'nin, hem de Vezir-i Azam Ayaş Paşa'nın peş peşe ölümleri, başta Kanuni Sultan Süleyman olmak üzere, ülkeyi yasa boğmuştu.
 

Prut Nehri üstüne yaptığı köprüden sonra aralarında tatlı bir tartışma olan Lütfi Paşa Vezir-i Azam olmuştu. Lütfi Paşa o zaman küçük düşmüş olsa da Osmanlı’da ki mükemmel zihniyet gereği sindirme gibi bir istek aksine devlete kim faydalı olacaksa onu kullanmak ve yaşatmak öncelikliydi. O da bu görev için aklına “Sinan subaşı”nı koymuştu.

Kanuni Sultan Süleyman gibi, Ayaş Paşa'yı çok seven, o dönemin ileri gelenleri, merhum Ayaş Paşa'nın mezarına yapılacak türbeden bahsederken, "Mimarlık tekniğine sahip bir olgun mimar yok ki çağıralım da türbesini yaptıralım," derlerdi.

Devlet meselelerinin konuşulduğu Divan toplantısında, konu tekrar gündeme gelince Kanuni Sultan Süleyman, "Münasip bir mimar yok mudur?" dedi.

Vezirler, "Yoktur henüz Acem Ali'nin yerini dolduracak bir mimar..." dediler.

Vezirlerin aklına bir isim gelmiyordu. Kimi düşünseler, peşinden olmaz diyorlardı. Dünyanın en büyük devletinin bütün mimarlarının başına geçecek kişi çok yetenekli, usta mı usta bir mimar olmalıydı.
 

 

 

İşte Divan toplantısında, herkes kara kara düşünürken, Vezir-i Azam Lütfi Paşa aradığı kişiyi buluverdi. İzin alıp "Saadeti! sultanım! Haseki olan Sinan Subaşı mimar olması gereken kişidir!" dedi.
Kanuni Sultan Süleyman, "Sinan Subaşı mı?" diye sordu merakla.
Lütfi Paşa, "Evet sultanım! Ondan başka bu sanatı yerine getirebilecek yetenekte bir başka kimse yoktur!" dedi.
Kanuni Sultan Süleyman, "Kimdir bu Sinan Subaşı?" deyince Lütfi Paşa, "Saadetli sultanım! Kara Boğdan seferinde Prut nehrinin sırtına yıkılmaz köprüyü vuran kulunuzdur!" diyerek padişahın Mimar Sinan'ı hatırlamasını sağladı.
Kanuni Sultan Süleyman, "Tamam, hatırladım," dedi.
Lütfi Paşa, "Haseki kulunuzdur! Bu göreve münasiptir sultanım!"

Kanuni Sultan Süleyman, "İyi de, o ocaklı değil miydi?" diyecek oldu.
Lütfi Paşa, "Öyledir sultanım! Ama marangozlukta da pek üstaddır! Yapı ustalığında onun üstüne yoktur. Ondan daha münasibini bulmak mümkün değildir!" diyerek önerdiği insanın yeteneklerini sayıp dökmeye başladı. Kanuni Sultan Süleyman, "Ocak ağasını razı edin!" dedi.
Lütfi Paşa, "Ferman sultanımındır!"
Herkesin bir mimar adı düşündüğü bir ortamda, Lütfi Paşa'nın bir yeniçeriyi öne sürmesi oldukça ilginçti.
Sinan işe, bir acemioğlan olarak başlamıştı. Acemioğlanlar büyük yapı işlerinin gediklisiydiler. Sinan daha bir acemioğlanken, ter ü taze bir öğrenciyken birçok büyük yapının inşasında çalışmıştı. Acemioğlanlar yayabaşılığı görevindeyken, kapı yayabaşılığı görevindeyken birçok büyük binanın yapımına nezaret etmişti.
En başından itibaren büyük bir ilgi duymuştu büyük binaların kuruluşuna. Göz alıcı bir ahenkle göğe yükselişlerine... Hele göğe asılı gibi duran kubbelere...
Mimar Sinan en başından itibaren büyük bir merak, öğrenme azmi ve isteğiyle birçok mimardan ders almış, birçok mimara çıraklık etmişti. Mimarlıkta iyice pişmişti. Elbette öyle iki köprü, iki gemi inşa ettiği için koca bir devletin mimarbaşıiığına getirilmemişti.
Bir yandan ALLAH vergisi bir yetenek; diğer yandan dur durak bilmeyen bir öğrenme azmi.
 

 

Sinan çok sevdiği ve bağlı olduğu yeniçeri ocağından pek de ayrılmak istemiyordu. Ama devlet için daha hayırlı olacağını düşündüğü için günlerce düşündükten sonra kabul etti.
Ve eserleri sonsuza kadar ayakta kalacak bir deha’nın böylece önünde yeni bir sayfa açılmıştı…

 

 
Eklenme Tarihi: 2008/06/23 - 22:49 / Ekleyen: Mimar Sinan Webmaster

8888 sinan road, atatürk ile mimar sinan, atatürk mimar sinan, mimar, mimar ekibi, mimar kime denir, mimar nedir, mimar sina, mimar sinan, mimar sinan a mektup, mimar sinan biyografisi, mimar sinan camii, mimar sinan eserleri, mimar sinan forum, mimar sinan fotoğrafları, mimar sinan güzel sanatlar, mimar sinan güzel sanatlar fakültesi, mimar sinan hakkında, mimar sinan hakkında bilgi, mimar sinan hakkında bilgiler, mimar sinan hayat, mimar sinan hayati, mimar sinan hayati eserleri, mimar sinan hayatı, mimar sinan hayatı eserleri, mimar sinan heykeli, mimar sinan kimdir, mimar sinan konservatuar, mimar sinan lisesi, mimar sinan neden büyüktür, mimar sinan nın hayatı, mimar sinan resimleri, mimar sinan resmi, mimar sinan selimiye, mimar sinan selimiye camii, mimar sinan türbesi, mimar sinan universitesi, mimar sinan vikipedi, mimar sinan üni, mimar sinan üniversitesi, mimar sinan üniversitesi güzel sanatlar, mimar sinan üniversitesi güzel sanatlar fakültesi, mimar sinan üniversitesi resimleri, mimar sinan ünv, mimar sinan ın eserleri, mimar sinan ın hayatı, mimar sinan ın hayatı eserleri, mimar sinan ın yaptığı eserler, mimar sinana, mimar sinana mektup, mimar sinanin eserleri, mimar sinanin hayati, mimar sinanin hayati eserleri, mimar sinanin hayatı, mimar sinanın, mimar sinanın biyografisi, mimar sinanın eseri, mimar sinanın eserleri, mimar sinanın eserlerinin resimleri, mimar sinanın hayat, mimar sinanın hayati, mimar sinanın hayatı, mimar sinanın hayatı eseri, mimar sinanın hayatı eserleri, mimar sinanın hayatı esrleri, mimar sinanın hayatı kısa, mimar sinanın hayatı vikipedi, mimar sinanın hayatı yaptığı eserler, mimar sinanın kısaca hayatı, mimar sinanın mektubu, mimar sinanın yaptığı eserler, mimar sinanın yaşamı, mimar sınan, mimar sınanın hayatı, mimarsinan, mimarsinan atatürk, mimarsinan eserleri, mimarsinan kimdir, mimarsinan üniversitesi, selimiye cami, selimiye camii, selimiye camisi, selimiye camisi nerede, sinan, sinan göker, sinan perfume, sinan sakic, sinan vllasaliu, süleymaniye camii, süleymaniye camisi, teknoloji tasarım, şehzadebaşı cami, şehzadebaşı camii, mimar sinan, hayatı, eserleri, süleymaniye, selimiye, camii, selimiye camii, süleymaniye camii, mimar sinan'ın hayatı, Mimar sinan eserleri, mimar sinan hayatı, blue mosque

88