|
|


Ayasofya'yı Ancak Sinan Kurtarır
İSTANBUL'UN FETHİNİN üzerinden tam 120 yıl geçmişti. Fatih'in direktifiyle camiye çevrilen ve onun zamanında ilk minaresi ahşaptan inşa edilen Ayasofya Camii'nde dökülmeler görüldü. Durum Padişaha bildirildi. O da, İstanbul Kadısına gönderdiği bir fermanda, konuya oldukça geniş yer ayırdı ve çeşitli uyarılarda bulundu.
II. Selim'in son saltanat yılında yazdığı fermanda şöyle denilmekteydi
İstanbul Kadısına ve Ayasofya Mütevellisine hüküm ki: Mescitlerin ve mâbedlerin tamiri, yaratan ve tek olan Allah'ın emri olup, sarayımın önünde bulunan yüce Ayasofya Camisinin tamire muhtaç bazı yerleri olduğu bildirildiğinden, görmek için ben kendim mutluluk ve ululukla adı geçen camiye vardığımda, hassa mimarlarımın başı olan ulular ve cömertlerin kendisine uyduğu Sinan (Tanrı ululuğunu artırsın) ve binanın bilirkişileri toplandılar.
Yüce caminin sağ ve sol yanlarında otuz beşer arşın yer boş olması ve medresesinin çevresinde üç arşın yol kalması ve Devlete âit ambarın bozulup kaldırılması ve yarım kubbe üzerinde olan minarenin kaldırılıp önünde olan payenin üstünde minare yapılması ve çevresinde boş kalacak yerde otuz beşer arşın yerde kerizler (lağım çukurları) yapılması ve adı geçen caminin içerisinde ve taşrasında onarıma muhtaç olan yerlerin onarılması ve temizlenmesi ve sınırlarında olan fazla yapıların yıkılıp taş ve tuğlasıyla gereken yerlerin onarılması ve örtüye muhtaç olan yerlerin kurşunla örtülmesi gerektiğini haber verip, tahmin edip göstererek belirtmişlerdir.
Ayrıca, adı geçen caminin sınırları içinde, belki caminin kendi payelerini bozup bazı kimseler az mukataa ile oturmakta olup eski binaları bozup başka binalar koyarken, bazı payeleri bozup kubbeleri ve tonozları kullandıkları, camiyi destekleyici kemerleri kesip yol ettikleri, bazılarının payelerin temellerini çıkarıp kemerleri ve kalafatları oyup ocaklar, pencereler ve dolaplar eyleyip kendi dileklerince evler ve odalar kurup yüce caminin içinde ve payeler dibinde hâşâ helalar ve sofalar yaptıkları belli olmuştur.
Caddedekiler, "Bunlar camiye çok zararları olup, cami harap olmaya yüz tutmuştur. Caminin çevresi boşaltılıp bir çare bulunmazsa, Allah saklasın, pek yakında caminin yıkılması mümkündür" demişlerdir.
Şeyhülislâma, (Allah erdemlerini kıyamete kadar sürdürsün) şiddetle azarladıktan sonra, ettikleri zararları eksiksiz ödetilip o cinsten bozguncuların yüce camiden çıkarılıp uzaklaştırmaları lâzımdır diyerek ve çıkardıkları pâyelerin taşlarını salıp adı geçen kemerleri yıkıp kendi dileklerince ağaçtan ve topraktan yaptıkları evleri yaptıklarının karşılığında almak yeterli midir, yahut aldıkları kiraların ve yıktıkları binanın ödetilmesi lâzım gelir mi ve bazılarının, "Biz böyle bulduk" demeleri yeterli midir, diye fetva için başvurduklarında Şeyhülislâm, "Eksiksiz ödetilmesi lâzımdır" diye adı geçenler yüce şeriatın gereği olarak çıkardıklarında bazıları inat edip "Bize zulümdür, çıkmayız" deseler ve bazı kimseler de o inatçıları destekleyip, "Kâfir binasıdır. Yıkılması gerekir. Nasıl olsa yıkılacaktır, derseler kâfirdirler, öldürülmeleri uygundur" diye cevap vermiştir.
Benim güçlü hukukumun gereği ne ise uygulansın ve adı geçen sonradan yapılma binalar toptan kaldırılsın ve onarılıp donatılsın.
Emredip büyürdüm ki, eskiden Şeyhülislam olan Muhiddin sınırları belirtmiştir. Yazdığı defterlere bakıp artık bir an ve bir saat bile gecikip kalmadan bu konuda gereği gibi davranarak, adı geçen cami çevresinde vakıf üzerine olan evleri ve yapıları toptan kaldırıp, ayrıca mütevellisine el koydurasın.
Ayrıca tahmin olunduğu üzere, sağ ve sol yanlarında otuz beşer arşın yerlerini boş bırakıp mimarlarımın başının uygun gördüğü üzere boş kalacak yerden payeler ve kerizler yapasın ve medresesi çevresinde yol için üç arşın yeri boş koyasın, beylik ambarı da kaldırasın yarım kubbe üzerinde bir minare yaptırıp, bütün caminin içerisinde ve dışarısında tamire muhtaç olan yerleri gereği gibi istihkam üzere onartıp gerekli olan örtüyü kurşun ile örttürerek harab olmaya sebeb olacak bir nesne koymayıp, tamirinde bir dakika bile kaybetmeden gereği gibi bakıp gözetesin.
Ve fetvamın gereğince yüce şeriata göre gerekeni yapıp, temiz şeriata muhalif olan kimselere inad ve muhalefet ettirmeyesin ve sunulması lâzım olanları yazıp mütevellisinin elinde bırakasın ve içinde olanı yerine getiresin. (Müevellisine verildi.)
21 Safer961 (1573)
Rivayet edilir ki, Fatih Sultan Mehmed, henüz İstanbul'u almadan, Ayasofya'nın tamirine gerek duyulmuş. Bizans'ta, mimarlar ne kadar uğraşmışlarsa da, caminin yıkılmasını önleyecek tamiri yapamamışlar.
İmparator, bu defa. Sultan II. Mehmed'e elçi göndererek tamir ustası istemiş. Gönderilen Neccar Ali ismindeki zât, Ayasofya'yı tamir etmiş ve dönüşte padişaha şunları anlatmış:
"Padişahım, inşaallah Kostantiniyye sizin olacak. Ayasofya'yı cami yapacaksınız. Binaya dört payanda vurdum, minarelerin de kaidesini kurdum. İçinin iki yüz basamak merdivenlerini de döşedim. Ve onun üstünde namaz kıldım. Payandalarla kubbeyi kurtardım. Tamir vazifesi bana düştü, fetih vazifesi de sana düşer padişahım. "
Evliya Çelebi bu rivayeti naklederken, bize bir gerçeği de ifşa etmiş oluyor: O da, Ayasofya'nın daha Hristiyanların elinde iken bile Türk himayesine muhtaç oluşu.
II. Selim, yukarıda sözü edilen fermanında, konuya oldukça ciddî bir biçimde yaklaşıyor ve bu yapıyı bugünkü haline getirecek olan Mimar Sinan'a talimatını veriyordu: "Etrafını aç, minarelerini yeniden inşa et..."
Sinan, görevi aldıktan sonra, kendi eserleriyle birlikte her türlü tabii afete karşı direnecek bir güç kazandırıyor camiye. Onun etrafına yüksek ve kaim istinat duvarları inşâ ediyor. Minare sayısını dörde çıkarıp çevresini yenibaştan düzenliyor. Böylece Ayasofya, artık yeni bir kimliğe bürünüp millîleşiyor.
|
| |
|
Eklenme Tarihi: 2008/06/23 - 20:18 / Ekleyen: Mimar Sinan Webmaster
|
8888 sinan road, atatürk ile mimar sinan, atatürk mimar sinan, mimar, mimar ekibi, mimar kime denir, mimar nedir, mimar sina, mimar sinan, mimar sinan a mektup, mimar sinan biyografisi, mimar sinan camii, mimar sinan eserleri, mimar sinan forum, mimar sinan fotoğrafları, mimar sinan güzel sanatlar, mimar sinan güzel sanatlar fakültesi, mimar sinan hakkında, mimar sinan hakkında bilgi, mimar sinan hakkında bilgiler, mimar sinan hayat, mimar sinan hayati, mimar sinan hayati eserleri, mimar sinan hayatı, mimar sinan hayatı eserleri, mimar sinan heykeli, mimar sinan kimdir, mimar sinan konservatuar, mimar sinan lisesi, mimar sinan neden büyüktür, mimar sinan nın hayatı, mimar sinan resimleri, mimar sinan resmi, mimar sinan selimiye, mimar sinan selimiye camii, mimar sinan türbesi, mimar sinan universitesi, mimar sinan vikipedi, mimar sinan üni, mimar sinan üniversitesi, mimar sinan üniversitesi güzel sanatlar, mimar sinan üniversitesi güzel sanatlar fakültesi, mimar sinan üniversitesi resimleri, mimar sinan ünv, mimar sinan ın eserleri, mimar sinan ın hayatı, mimar sinan ın hayatı eserleri, mimar sinan ın yaptığı eserler, mimar sinana, mimar sinana mektup, mimar sinanin eserleri, mimar sinanin hayati, mimar sinanin hayati eserleri, mimar sinanin hayatı, mimar sinanın, mimar sinanın biyografisi, mimar sinanın eseri, mimar sinanın eserleri, mimar sinanın eserlerinin resimleri, mimar sinanın hayat, mimar sinanın hayati, mimar sinanın hayatı, mimar sinanın hayatı eseri, mimar sinanın hayatı eserleri, mimar sinanın hayatı esrleri, mimar sinanın hayatı kısa, mimar sinanın hayatı vikipedi, mimar sinanın hayatı yaptığı eserler, mimar sinanın kısaca hayatı, mimar sinanın mektubu, mimar sinanın yaptığı eserler, mimar sinanın yaşamı, mimar sınan, mimar sınanın hayatı, mimarsinan, mimarsinan atatürk, mimarsinan eserleri, mimarsinan kimdir, mimarsinan üniversitesi, selimiye cami, selimiye camii, selimiye camisi, selimiye camisi nerede, sinan, sinan göker, sinan perfume, sinan sakic, sinan vllasaliu, süleymaniye camii, süleymaniye camisi, teknoloji tasarım, şehzadebaşı cami, şehzadebaşı camii, mimar sinan, hayatı, eserleri, süleymaniye, selimiye, camii, selimiye camii, süleymaniye camii, mimar sinan'ın hayatı, Mimar sinan eserleri, mimar sinan hayatı, blue mosque
88